aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2014 Pazartesi

Bordo mavi aşk...


Esra ve ben.
Çok mu tatlıyız ne :)

Babamın bana kazandırdığı en güzel şeylerden biri de Trabzonsporlu olmaktır herhalde...Trabzonspor benim hayatımda ki tek aşktır.Küçüklüğümden beri Trabzonlu ve Trabzonsporlu olmaktan hep gurur duydum ben.


En son maçımızı Galatasaray ile yaptık ve 3-0 yendik. Ve sonrasında çalsın davullar :D Ben o kadar fanatiğim ki maç için hazırlığım bile farklı benim. Mesela şekil A ;





Farklı takımlı okurlarıma saygı duyuyorum tabi yoksa beni okumayı bırakırsınız filan hiç gerek yok böyle şeylere :)

Ama Trabzonspor başkadır ya diğer İstanbul takımlarına karşı ayakta durabilen tek takımdır o.Aşktır...




16 Kasım 2014 Pazar

Deliha


Tek renkle oluşan tablolar nasıl sıkıcı ise habire aynı şeyi yaparak geçirilen günlerle yaşanan gençlik ve sonucunda oluşan kişilik de aynı şekilde sıkıcı-verimsiz olur sanırım diyerek Deliha'ya attım kendimi.Gülmeye de ihtiyacım vardı sosyal bir ortamda yerimi almaya da.Aman ne iyi etmişim.Ya gülmeyi sevdiğimden ya da film gerçekten komik olduğundan bloğa adını veren turuncu kahkahalarım ortada çınladı.


Aşk ne çok şeyin ana fikri başlığı.Deliha güya komedi filmi ama orada da aşk her şeyi yönlendiren olmuş. Oyuncu kadrosu oldukça iyi ama e tabii ki Gupse Özay döktürmüş yani. 


Kaderi anlamaya çalışmak ve hayatı belirlemekte fala verdiği önem, 10 saniyede dükkana indiğinde hayatının aşkını görmek için olan dayanaksız inancına rağmen koşturması bana yıllar önce okuyup hiç hoşlanmadığım Zar Adam kitabını hatırlattı. Acaba bizler de bu kadar iradesizce mi belirlemeye çalışıyoruz yaşantımızı bazen diye düşündüm gülerken.

Televizyonlarda aynadaki öpüşme sahnesine vurgu yapılsa da insanların yalnızken yaptığı ya da aşıkken yapmayı düşündüğü daha bir çok saçmalığa yer veren film bana göre Türk sinemasında komesi silsileleri sayfasında cidden olumlu bir yenilik yaratmış. Senaryosunu kendisinin yazdığı filmi beyazperdeye geçiren bir kadın komedyen..nihayet! Zeliha, hepimizden bir şeyler taşıyor..ve tavsiye ederim gidin.Cidden çok güleceksiniz.


15 Kasım 2014 Cumartesi

Deniz


Denizin mavisine aşkı şiir yapan şarkı yapan bir şehirde doğmuşken Ankara'da yaşamak nasıl zor , beni ancak Trabzon gibi bir yerlerde doğup orada yaşamışlar anlar.

Deniz..canımın içisi halamın adı
Deniz yaşam
Deniz ölüm
Deniz altı başka üstü başka bir uygarlık
Deniz hükmedilemez
Deniz bereket
Deniz aşk
Deniz ayrılık
Deniz mavi lacivert yeşil kırmızı turuncu
Deniz uygarlık
Deniz dalga dalga bir sevda


Gök ile birleştiği yerde ufuk,kara ile birleştiği yerde sahil...ama hepsinin yeri ayrı hepsinin şiiri ayrı hepsinin verdiği ayrı hepsinin aldığı ayrı.

Bazen, sahilde yürüyüp iyot kokulu rüzgarlı içime çeksem hiç derdim kalmayacak gibi geliyor bana. Deniz fenerlerinde bekçi olsam diyorum kimi zaman. Gemilerde yelken olsam, Faroz'da büyükbabamın teknesinde uyansam...

Kaç çeşit mavi var bilebilsem diyorum mesela

Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdiği denizden asla vazgeçmezmiş...benim sevdam da tam o misal.





6 Kasım 2014 Perşembe

Diyorum kiiiiii

Çocukluğuma ait anılarım saçlarım kadar dikkat çekici renklere sahip aslında.

Karadeniz'in coşkusu ile dopdolu, dizi filmlerdeki gibi her gün yeni bir maceraya açılan kapıları olan, rutinden çok uzak harika bir ailem var benim.

Annem,babam,sevgili kardeşim ve en minik kuzenim Arda

Anne-baba-kardeşin oluşturduğu sevgisi ve önemi tartışılmaz çekirdek ailemden bahsetmeyi sonraya bırakırsam geriye anlatacak bir yakışıklı büyükbaba, bir gönlüme sultan babaanne,biri sakin akıllı biri tamamen çatlak iki hala ve United Colors of Benetton'a rakip 5 kuzene sahibim baba tarafından ailede.

Yaşanmış her şey yaşanacaklara kılavuz olsun diyerek yelken açtım okyanuslara.Okyanusu keşfetmek isteyen limandan çıkmalıymış derler. Trabzon'dan ayrılıp üniversite için geldiğim Ankara da benim okyanusum. Koşturmaca ve yaşamın akışı sandığım, çocukluğuma ait tüm anıların bana kazandırdığı tecrübeleri ve hayata bakışımı oluşturduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.ve tabii elbette bugünlerimin de mezun olduktan sonra atılacağım hayatta kullanacağım tecrübeleri oluşturduğunu artık biliyorum. Redfield'in "Dokuz Kehanet" adlı romanında da dediği gibi: yolumuza çıkan herkesin bize bir mesajı vardır.Yoksa başka bir yola saparlar, ya bizim bulunduğumuz yerden daha önce ya da daha sonra geçerler.


Şimdi ben, kimin yolu ile neden kesişti yollarım diye sorgulamayı öğrenmiş adımlar atıyorum. Trabzon'da yaşadığım her günü özlemle,sevgiyle anarak farklı kentlerin ve farklı insanların başlangıcımı yoğuran parlak,neşeli renkleri yormamasına özen gösteriyorum.

Bu blogda dünden bugünden, neşeli kahkahalarımı oluşturan  gündelik akıştan, neşeli kahkahaların ardında saklı kalan hüzünlerden,umuttan,korkudan,aşktan,özlemlerden,öfkelerden ..kısacası ben ve bana ait olan her şeyden bahsedeceğim.

Gençlik kolay mutlululuklar için kolay bir çağdır demiş düşünür.
Beni tanımlayanların değindiği iki ana nokta var.
Turuncu saçlarım ve çınlayan kahkaham.
Size turuncu kahkahalarla bezenmiş gençliği anlatacağım.

Takipte kalın e mi?