16 Kasım 2014 Pazar

Kemerleri Bağlayınız...

Zaman içinde bedeli ağır olsa da edindiklerimden en çok otomatik pilotumu seviyorum sanırım. Ben, kabuğumun içinde hüzün,öfke,endişe,neşe ama her neyse yaşamın getirisi onu yaşarken, otomatik pilotum tam da yapması gerekeni yapıyor. Kâh ifadesiz bir yüzle anlatılanı dinliyor kâh meraklı bir sevecenlikle muhabbete iştirak ediyor. Bir sürü safsata bize erdem diye öğretilen şeyler. Demokrasi: ütapyanın en alası.. dürüstlük: en azından dürüst olanı yerle bir ediyor, kesinlikle sınırları olması lazım....Sevmek;cinayetler sevgi yüzünden işlenmiyor mu?Ya para sevgisi,ya güya aşk...kural,gereği gibi yaşamak ve yaşatmak olmalı belki de. Adaleti başkasından beklememeli insan, kendi adaletini kopartıp almalı.





Dışarıda yağmur serin tatlı bir melankoliye davetkâr. Vivaldi ya da yumuşak bir klasik müzik açıp dinlemek lazım. Shakespeare'den güzel soneler okuyacak suskunluğu da sözleri kadar huzur veren bir dost bulmak lazım.









Kölen olmuşum senin, elden başka ne gelir, 


Gece gündüz el pençe divanım buyruğuna; 

Geçirdiğim saatler baştan başa bir hiçtir 
Sen buyurmuş değilsen çabalarım boşuna. 
Senin için, sultanım, saatleri gözlerken 
Ben kimim ki küseyim sonu gelmez günlere, 
Kara kara düşünmem, acı çekmem özlerken 
Uğurlar olsun dersen kölene sen bir kere 
Ben kimim ki kıskanıp kuşkulanıp sorayım 
Kimle içli dışlısın, nedir yaptığın işler; 
Derdim günüm put gibi düşünmeden durayım, 
Mutlu kıldıklarını bilmek içime işler. 
Öyle körkütük sadık bir köledir ki sevda, 
Seni kötü göremez bin kötülük yapsan da


Yaşam öyle bir hal aldı ki insan bazen kendisine bile otomatik pilot ile bakmak zorunda kalıyor. Bazen üzüntüye yeise kendinizi bırakamayacağınızı biliyorsunuz. Düşmekten paramparça olmuş dizlerle kalkıp koşmaya devam ediyorsunuz. Yalın halinizden -de halinize, -den halinize, -e halinize dönüşmeniz gerekiyor.Yine de en çok yalnızken kendiniz olabiliyor ve zoraki gülümsemenin yanak ağrılarından kurtulabiliyorsunuz. Bu, sizin zamana dirayetinizi arttıran ve zamanın çözümü beraberinde taşıyan bir süreç olduğunu öğreten bir deneyim oluyor. Sonrasında ise umudun vazgeçilmezliğini , vazgeçmemenin önemini, hayatın ne çok yeniden başlamayı önerdiğini, yenilgilerin zafere dönüştüğünü,belirleyici olanın insan olmadığını öğreniyorsunuz.


Ağlayacağım zannederken gerçeğin güzelliği ile hayale gülümsüyorsunuz.


15 Kasım 2014 Cumartesi

Dönmek

"Kim bilir bu gidişin, dönüşü olacak mı?" demiş şair birileri oturmuş şarkısını yapmış.


Ah ah, gitsin dönerse senindir der dururlar lakin bakalım dönen döndüğünde herkes ve her şey ,hayat yani esas duruşa geçip beklemiş midir?
Dünya dönüyor sen ne dersen de,dünya dönüyor dostum fark etmesen de.

Yani giden dönüyor ama dünya da dönüyor.
Yaşamak ne güzel şey.Bir gün ötekinin aynı değil.Dünya dönüyor zaman geçiyor günler günleri mevsimler mevsimleri kovalıyor ve herkes her şey değişiyor.
O yüzden dostum dönsen de artık sevemem seni diyenlerin şarkısı da Top 10 listesine girer hiç ummazsın ama girer yani.

Peeeekiii.

Soralım kendimize: Dön Bebeğim,dön çaresiz başım diyen şarkıcı ne diye gitmesine sebep olmuştur sevgilinin.

Dönmek, mümkün mü artık

Dönmek, onca yollardan sonra..dediğinde Yeni Türkü sormadı mı kimse kendisine acının kederin bu genç yaşta hayatımızda işi ne?


Velhasılelkelam, zor bu işler dostum.Yuvarlanan taş yosun tutmaz misali yerini yurdunu bilmeli, bir kez girdiyse bir gönle halt edip yollara düşmemeli insan. Kedi yavruları, kuş yavruları filan, hepsi bir ayda yaşama hazır oluyor.En zoru insan evladını büyütmek hayata hazırlamak.İnsan en narini bu tabitaın.Annesinin onca emek babasının onca sevgiyle sarıp sarmaladığı emeğini üzmeyeceksin,insanı kaybetmek kolay kazanmak zor deyip ,döneceğin varsa gitmeyeceksin.

Herkesin bir Mikaha'sı vardır hayatta
Bir daha sana dönmek mi Mikaha...asla!

MIKAHA
Tanrinin sokaklarda yalniz dolastigi zaman
Adina kör karanlik diyorlar
Günes de üç-buçuk aylik piçini düsürecek bulvarlara

Hincimdam Makon'da bir Çinli’ye gözlerimle sövecegim
Saygon'da bir otel odasinda bulacagim seni
Ellerini Portekiz'de unutmus olacaksin
Gümrüksüz gireceksin düslerime çirilçiplak
Beyrut’ta uçagi kaçiracagim Mikaha
Sana dönmek mi bir daha
Tövbeler olsun...

Özledigin bu muydu yoksa
Tutkulu bir kelepçe vurdular yüreklerimize
Adina ask diyorsun
Oysa baliklar Singapur'dan getirmemislerdi
Agizlarinda bu tutkuyu
Roma'da kendini satan bir kadin görüp
Kadinligindan utanmistin
Melekliginden utanan seytanlar gibiydin
Sen de yüregini ellere sattin Mikaha!
Sana dönmek mi bir daha
Tövbeler olsun...

Bak yine inanasim yok iste
Sensiz geçmezdi bu mevsimler
Bulvarlara kar yagmazdi
Gecenin kör karanliginda
Tanri bizim için aglamazdi
Sevmeyi sevilerek ögrenmistik
Tanri'ya da biz ögretmistik üstelik

Belli ki sevmeleri de birakamiyorum artik
Tanrinin da gözyaslari tükendi artik Mikaha!
Sana dönmek mi bir daha
Tövbeler olsun...

Kolay diyorsun
Gel bir de sen yasa sensizligimi
Yalan söylüyor Kuveyt'li petrol krali
Bes gece içmez sana yüzük alirdim
Gözlerini Pire'li tayfalara çaldirdin
Belki Hong Kong'da bir sise pirinç rakisina satarlar
Belki de ucuzundan ölmeyi göze alirsin
Ama sen; ölmüyorsan-ölemiyorsan-ölemeyeceksen
Paris benim kentim degil ki
Bu serseri izler senin izlerin Mikaha!
Sana dönmek mi bir daha
Tövbeler olsun...

Bak bu mezari benim için kazdilar
Bu çiçekleri disi eller getirdi
Sözüm var
Ölürsem erkekçe ölecegim
Ama sensiz ölmeyi beceremem Mikaha!
Sana dönmek mi bir daha
Tövbeler olsun...
 ATTILA ILHAN